|
 |
BİR EĞİTİM İMECESİNİN MASALI...
Bu öykü varlarla yokların öyküsüymüş..
O halde,bir varmış bir yokmuş....
Bir zamanlar; dikeni,otu var...ürünü,çiçeği yok...toprağı az,taşı
çok ..yalnız ve çorak bir tarla varmış.... Üzerinde; nasılsa bitmiş
bir delice zeytin, bir de incir ağacı ..ama dallarında öten kuşlar
yokmuş..Geleni gideni yokmuş,ayak basanı, eğileni, kalkanı..
yokmuş...Susuzmuş yıllardır..Yağmurdan başka su kardan başka ak
görmemiş....O yüzden sarısı çok... yeşili yok bir toprakmış bu...
Dedik ya.. bu öykü varlarla yokların öyküsüymüş.. Gel zaman git
zaman,varlarla yoklardan bir Koca Aşığın dediği... Aşık Veysel’in
dediği olmuş..Onun sadık yarine, insanlar gelmişler önce....
Demişler ki yapraksız ağaç,susuz toprak olur mu ?...
Bu insanlar kavuşturmuşlar iki sevgiliyi... Sonra “Bağrın yarmışlar
kazma ilen bel ilen”..o da onları karşılamış gül ilen..Çünkü zaten o
da onları beklerimiş..Toprağın kendisi harç,taşları yapı olmuş
sonra, dikenleri de çiçek...Usul usul yer değiştirmiş sarı ile
yeşil,diken ile gül,güneşle gölge... yani siz anlayın... yoklarla
varlar.......
Kimler mi kavuşturmuş sevgilileri, canı toprağa getiren canlar,
kimlermiymiş..Bilseniz kimler kimler varmış..Varların kimi hem
varmış... hem de yokmuş.. Bak,Rüştü KORAY, hem varmış hem yokmuş.. O
zamanlarda; Şükran – Selma KURDAKUL’lar varmış,Samiye
Beşkardeş,İsmail ULUBAK’lar varmış..SAVAŞAL’lar, EGELİ’ler,
BOROVALI’lar varmış..Toprak çorakmış, verimsizmiş ama seveni,
dostları varmış..Suya yol veren, ona arklar açan, kazma vuran nice
dostları varmış...
Su yürürken yatağında..Tam o sırada, işte tam o sırada; güzel kızlar
doğmuş köylerinde...Hatta suya kavuşmuş tohumlar gibi ana karnında
yaşama sırasını bekleyen bebekler de varmış..Hatta sırası
gelmeyenler de varmış..Anneleri,babaları onları çok severmiş...
Onları seven başkalarıda varmış....Varmış ama birbirleri ile tanış
değillermiş...Yunus’un deyişiyle yani, tanış olamamışlar... işi
kolay kılamamışlar... Günler,haftaları,haftalar ayları,aylar yılları
kovalamadan önce.....Sarılar yeşillere,taşlar yapıya dönüşmeden
önce....Bebelerimiz doğmadan,küçüklerimiz büyümeden önce...Bir araya
gelmiş birler...Birler....Onlar...Yüzler toplanmışlar.Toplanmışlar
ama hepsi de şaşırmışlar....... Çünkü ne kadar artsalar da yine BİR
oluyorlarmış...
İşte öyle..Kafalar,eller birleşmiş...... Gönüller birleşmiş ve
demişler ki hep bir ağızdan: “İkilikte hayır yok, birliktir esas
olan...Madem ki toprağımıza su geldi,mademki tohumumuz var..
Topraktan anlayanımız var...Kazanımız, kızanımız var..Mademki
aklımız, yüreğimiz, ellerimiz, kollarımız var, hele öğretenimiz ve
öğrenenimiz var... O halde bir olalım..Diri olalım” demişler...
İşte o sırada tam da o sırada ...Sanki toprak oynamış şöyle bir
yerinden...Sanki canlanmış gibi yeniden... Çünkü konuşurken bunları
Birler, yüzü gülmüş ana karnında ki bebelerin ve yüzü gülmüş
toprağın altındakilerin...
Meğerse..
Bu toprakların altında;
Bizim Birler..., daha bebekken, hatta doğmadan önce; bu sözleri
ayniyle söylemiş, bu toprağı ayniyle ama kaniyle sulamış nice koç
yiğitler, nice güçlerini birleştirmişler yatarmış...Onlara Kuvvayı
Milliyeci derlermiş...... Onların yüzü gülünce gülmüş toprağın
üstündekiler de ...Ve yeniden bir olmuşlar .... Birlikte sürmüşler
toprağı...Ve meyvelenmiş ağaçları...Dolu dolu olmuş altın rengi
başakları..Ballı incirleri,zeytinleri birlikte
toplamışlar...Bölüşmüşler ekmeği....Onlar ermiş muradına.... demeden
masalımızı bitirmeden önce.... Masalımız varlarla yoklar üstüne
dedik ya....
O halde
Bir varmış bir yokmuş....
Rüştü KORAY yok imiş, Rüştü KORAY Kız Öğrenci Yurdu var imiş..
Şükran KURDAKUL yok imiş, Bigadiç Kültür ve Eğitim Vakfı var imiş...
Yüzbaşı Şevket Gürsel , Binbaşı Mehmet Salih Bey yok imiş....
Kuvvayı Milliyeciler var imiş...
Ve
Mustafa Kemal yok imiş...
Mustafa Kemal’in oğulları ....kızları var imiş....
Bir varmış bir yokmuş....
Rüştü KORAY var imiş
Şükran KURDAKUL var imiş
Yüzbaşı ŞEVKET var imiş
Binbaşı MEHMET var imiş ......
KIZLARIYLA OĞULLARIYLA BİNLERCE MUSTAFA KEMAL’LER VAR İMİŞ....
ONUNCU YILIMIZ KUTLU OLSUN......
A.Sedat ULUS Bigadiç,12/05/2005
© 2008 Bikev BIKEV |
 |